30 Haziran 2014 Pazartesi

SEN DERDİN KİMDEN GELDİĞİNİ BİLMEZMİSİN? BİLSEYDİN ÜZÜLMEZ SEVİNENLERDEN OLURDUN!



Hz. Mevlana bir gün eve gelir,oğlunu üzgün görür. Sebebini sorar.
Oğlu 'hiç...' der.

Hz. Mevlana dışarı çıkar. Kapıda asılı bir kurt postu vardır,onu alır üstüne giyer. Ellerini havaya doğru açıp ulumaya başlar.
Oğlu babasının bu haline bakıp güler.
Hz. Mevlana:
"Evladım gördün mü? Dünya dertleri de işte böyledir. Kurt aslında korkutucu bir hayvandır. Ama sen o postun altında babanın olduğunu bildiğin için korkmadın ve güldün.
İşte bütün dertlerin arkasında da Rabb'inin olduğunu bil ve O'na güven" der.


Uğur Koşar
Allah de ötesini bırak (116.sayfa)

KIYMALI MAKARNA

Makarna her evin vazgeçilmezlerindendir değil mi. Özellikle çocuklar çok sever. Hamur kilo aldırır yemeyin diyen uzmanlar olsa da,bence haftada bir gün mutlaka pişmeli makarna,hem besleyici hem pratik hemde her türlüsü sevilerek tüketiliyor. 

Bu arada bir Söylentiye göre Makarna şekillendirme anlamına geliyormuş. 
Malzemeler
1 paket makarna
250 gr kıyma
1 büyük soğan
2 büyük domates
Tuz,kara biber
1 yemek kaşığı biber salçası
1 tatlı kaşığı domates salçası
Sıvı yağ

Hazırlanışı
  • Makarnayı haşlayalım,makarna haşlanırken ayrı bir yerde yemeklik doğradığımız  soğanı sıvıyağda kavuralım
  • Soğanların kokusu çıkınca kıymayı ekleyelim,kavurmaya devam edelim
  • Salçaları ve tuzu ekleyelim, son olarak küçük doğradığımız domatesleri ekleyip kapağını kapatıp pişmeye bırakalım
  • Sos pişince haşlanan makarnaların suyunu süzüp sosa ekleyelim ve karıştıralım.
  • "Makarna ve sos aynı anda pişirilmeli,makarnayı soğuk sudan geçirip süzmek ve bekletmek makarnanın hamur olmasını sağlar bu yüzden sosu pişmiş olmalı ki,makarnayı süzer süzmez sosa ekleyelim.


SEMİZOTLU CACIK




Malzemeler

200 gr semizotu
2 su bardağı yoğurt
2 diş sarımsak
1 tatlı kaşığı kuru nane
 zeytin yağ
Bir tutam tuz
Kıvam açmak için soğuk su

Hazırlanışı

  • Semizotu sirkeli suda bekletelim,ardından iyice yıkayalım.Saplarını kullanmak istemiyorsak sadece yaprakları ayıklayalım ve ince kıyalım
  • Sarımsakları ezelim, kuru nane ile birlikte semizotuna karıştıralım
  • Tuzunu ekleyelim,ardından yoğurdu ekleyip karıştıralım
  • Kıvamı yoğurdun kıvamına göre ayarlayalım eğer çok kıvamlıysa su ekleyelim, yoğun kıvamlı seviyorsak eklemeye gerek yok tabiki.
  • Cacığı iyice karıştırdıktan sonra üzerine zeytin yağ gezdirelim, dilersek servis yaparken de ekleyebiliriz zeytin yağını
  • Servis sırasında küçük buz parçaları da ekleyebiliriz.


AFİYET OLSUN




28 Haziran 2014 Cumartesi

İFTAR VE SAHURDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR



Vücudumuza sağlık kazandırmanın en önemli yollarından birinin de kalori kısıtlaması yapmak olduğunu artık biliyoruz. Beslenme yetersizliği yapmayacak bir kalori kısıtlaması ömrü uzatıyor. Oruç tutmak da kalori kısıtlaması yapmanın en güzel yollarından biridir. Hem ibadet etmek hem de bedene sağlık kazandırmak istiyorsanız oruç tutarken beslenme yetersizliği yapmayacak şekilde bir kalori kısıtlaması yapabilirsiniz.

İşe iftariyelik tabağından başlayalım. İftariyelik tabağı olarak hazırlanan çeşit çeşit peynir, hurma, zeytin, salam, sosis, sucuk, pastırma, bal, kaymak ve tereyağı tabağını aynı anda sofraya koymayalım. Çünkü bu yiyeceklerin bir çoğu çok fazla tuz içerir. Aynı zamanda bu yiyeceklerin bir çoğu çok fazla yağ içerir. Tuz su ihtiyacımızı daha çok arttırır. Yağda çok fazla kalori içerir. Bu yiyeceklerden hepsinden bir lokma tadına bile bakmak vücuda ciddi bir kalori girmesine neden olur. Doğru iftariyelik tabağı olarak; kişi başı 1 adet hurma, 1 tane zeytin, az tuzlu bir çeşit beyaz peynir, domates, salatalık ve yeşilliklerden oluşan bir tabak hazırlayalım.

Başlangıç olarak çorba iyi bir seçimdir. Ancak yapacağımız çorbalar krema, yağdan fakir olsun. Et suyu kullandığımız çorbalara ekstra yağ koymayalım. Sebze çorbaları, domates çorbası, yoğurt çorbası, ezo gelin ve mercimek çorbası daha doğru şeçimlerdir. Çorbaların içinde ayrıca et, kıyma veya tavuk kullanmamaya özen gösterelim. Et yemeğini ayrıca yapabiliriz. Çorbada porsiyon kontrolü yapmak önemlidir. Kadınlar için 1 kepçe erkekler için 2 kepçe çorba yeterlidir.

Ana yemek olarak 1 çeşit et, tavuk veya balık içeren bir yemek yapılabilir. Bu et yemekleri özellikle sebze ile birlikte yapılırsa vücudun lif ihtiyacına da cevap verir. Ama et ve sebze yemeğini ayrı olarak yapalım diyorsak; et yemeklerini fırında, ızgara veya haşlama olarak şeçip yanında 1 çeşit az yağlı bir zeytinyağlı sebze yemeği de yapabiliriz. Kalori kısıtlaması olarak düşünürsek kadınlar bile avuç içi büyüklüğünde erkeklerde onun iki katı olarak da tüketimi uygun olur.

Ramazanın baş tacı pideyi de artık tahtından indirme zamanı geldi. Çünkü pide beyaz undan yapıldığı için hem kan şekerini hızlı yükseltiyor hem de porsiyon kontrolü yapmak zor oluyor. O nedenle esmer undan yapılmış ekmeklerden vazgeçmeyelim. Eğer ekmek yiyorsak da ayrıca pilav, makarna veya börek tüketmemeye özen gösterelim. İlla da pide diyorsanız haftada 1 kez sınırlayın. Porsiyon büyüklüğü olarak da bir avuç içi kadınlar için veya erkekler içinde onun iki katı olabilir.

Her sofranızda börek, pilav veya makarna olmasın. Bu tür yiyeceklerin karbonhidrat değeri çok yüksek olduğu için, çorba ve pideyle birleştiğinde vücuda ciddi kalori girmesine neden olur. Yapacaksanız da sadece bir çeşidini yapın ama bu tür yiyecekleri tükettiğinizde ayrıca ekmek, pide veya tatlı yememeye özen gösterin.

Yoğurt, cacık veya ayrandan vazgeçmeyin. Bu yiyecekler hem protein açısından hem kalsiyum açısından zengindir. Metabolizmayı çalıştırır harareti dindirir. Gaz yapmasın istiyorsak yemeklerde kimyon kullanabiliriz.

iftar sofralarınız da çeşit çeşit tatlı bulundurmayın. Bu bir ayı kalori kısıtlaması olarak düşüneceğimiz için yemekten bir-iki saat sonra meyve yediğinizde hem tatlı ihtiyacınızı karşılarsınız hem de vücudunuza bol miktarda lif girer.

Yemekte mutlaka az yağlı bir mevsim salatası olsun.

Yemekten hemen sonra çay içmek, susuzluğunuzu derinleştirir. Özellikle kansızlığı olanlarda demir emilimini önler. O nedenle ıhlamur, ada çayı, rezene gibi hafif bitki çayları içmek, hem mideyi hem bedeni rahatlatır.

Sahurda çay ve kahve içmekten vazgeçin. Çünkü bu içecekler vücuttan su atar ve daha çok susamanıza neden olur. Sahurda bardak kadar su içmeye özen gösterin.

SAĞLIKLI BİR RAMAZAN İÇİN BUNLARA DİKKAT!



SAHUR VE YATMA ARASI SÜREYİ UZATIN

Reflü, midedeki asit ve gıdaların yemek borusuna geri gelmesi yüzünden bu bölgede tahrişe ve göğüs arkasında yanmalara neden olur. Böyle durumlarda asit fazlalığından daha ziyade, yemek borusu ve mide arasındaki kapak mekanizmasının gevşemesi rol oynar. Reflü olasılığını, iftar yemeğinde fazla yememek, baharatlı, yağlı ve kızartma türü yiyeceklerden ve kahve, çay türü içeceklerin tüketilmesinden kaçınmak azaltacaktır. Bolsıvı alınmalı, besinler yavaş ve iyi çiğnenerek yenmeli, hazmı kolay lifli gıdalar tüketilmelidir. Eğer mümkünse, iftar yemeği en az iki seansa bölünerek yenmeli, iftar sonrasında kişide meydana gelen ağırlık hissi ardından hemen uzanıp yatılmamalıdır.

MİDE FAZLA DOLDURULMAKTAN KAÇINILMALI

Uzmanlar Reflü Hastaları için yatağa girerken midelerinin mümkün olduğunca boş olması gerektiğini söylüyor. Aynı kural Ramazan Ayı için de geçerlidir. Uzun ve güç gerektiren bir ibadet olan teravih namazı hem iftarda alınan enerjinin depo edilmek yerine harcanmasına katkıda bulunur, hem de reflü hastaları için önem arz eden midenin boşalmasına yardım eder.

SAĞLIKLI BİR RAMAZAN İÇİN BUNLARA DİKKAT

Kişilerin beslenme alışkanlıkları ve besin tercihleri zaman zaman değişiklik gösterebilir. Ramazan ayı da bu değişimlerin belirgin olduğu dönemlerden biridir. Ramazan ayını kilo almadan bitirme korkusu ile bilinçsizce yapılan beslenme planları ise sağlık problemlerine davetiye çıkarabilir. Oysaki doğru beslenerek bu dönemi kilo almadan keyifli bir hale getirmek mümkündür.

Uzmanlara göre; Ramazan ayında öğün sayısının ikiye düşmesi, sağlıklı ve dengeli beslenmeyi daha da önemli hale getirmektedir. Çünkü bu ayda, öğün zamanlarında, yemek miktarlarında ve tercih edilen besinlerin çeşitlerinde önemli değişiklikler olmaktadır. İftar ve sahur sofralarını, 11 ay boyunca tüketilen besinlerin yerine, hem gün boyu tok tutacak hem de sağlıklı beslenmeyi sağlayacak yiyeceklerle hazırlamak gerekmektedir. Tokluğu uzun süre sürdürecek olan besin grupları; sindirimi ve emilimi uzun süren gıdalardır. “Kompleks karbonhidratlar” adı verilen sebze, meyve, kuru baklagiller, tahıllar, esmer (kepek, çavdar, tam buğday unundan yapılmış) ekmek, esmer pirinç, kepekli makarna gibi besinlerdir.

Açlığın kaynağı kan şekerinin düşmesi ise meyve suyu yerine meyvenin kendisini tüketmek gibi beslenmemizde çeşitli değişiklikler yapmamız gerekmektedir. Bu besinler kan şekerimizin gün boyu dengede kalmasını sağlayarak açlık hissinin oluşmasını engelleyecektir. Ayrıca, iftar ve sahurda içilen bir bardak süt, içerdiği karbonhidrat, protein, yağ, kalsiyum, fosfor, magnezyum, potasyum ve B vitaminleri nedeniyle Ramazan’da sağlıklı beslenmenin temelini oluşturmaktadır. Sıvı besinler mideyi çabuk terk ettiğinden kişiler çok daha çabuk açlık hissetmektedir. Bu yüzden çorba, ayran gibi besinlerin tek başlarına değil; protein içeriği yüksek ve posalı gıdalarla beraber tercih edilmesi gerekmektedir.

Ramazanda gün boyunca aç kalınacağı için yavaş sindirilen, mide bağırsak sisteminde uzun süre kalabilen lifli ve kana geçiş hızı düşük olan esmer tahıl ürünleri, sebzeler, kuru baklagiller, salata gibi gıdaları iftarda tercih etmek, iftar sonrası yaşanabilecek rahatsızlıkları ve aşırı tatlı isteğini engellemektedir.

İftar yemeğine başlarken doyurucu ve sindirimi kolay çorba ile başlamak ve arada sadece salata tüketerek zaman geçirmeye çalışmak faydalıdır. İftardan 30 dakika sonra tüketilen ana öğünde etli veya etsiz, az yağlı sebze yemeği ile az miktarda pilav, makarna veya börek yenebilmektedir. Bunun yanında yoğurt, ayran veya süt tüketimi ihmal edilmemeli; süt ürünleri tüketiminin günde 2 su bardağının altına düşmemesine özen gösterilmelidir. Yani pide yenilecek ise makarna ya da pilavı sınırlamak veya hiç yememek gerekir. Sahurda yağ, şeker ve tuz içeriği düşük olan besinlerin tercih edilmesi gerekmektedir. Böylece hem oruç süresince susuzluk hissi azalmakta, hem de gereksiz enerji alımı önlenmektedir. Sahurda yumurta, peynir ve süt gibi protein   açısından zengin besinleri tercih etmek tokluk hissini artırmaktadır.

İftarda kan şekerini hızlı yükseltmeyecek besinleri önerilen zaman aralıklarında tüketmek iftar sonrasındaki oluşabilecek tatlı krizlerini ortadan kaldıracaktır. Bu şekilde fazladan alınabilecek kalori miktarı sınırlanmış olacaktır. İftar yemeğinden 1. 5-2 saat sonra meyve ara öğünü yapmak faydalı olacaktır. Yemeğin ardından şerbetli hamur tatlıları, kızartılan tatlılar yerine muhallebi, güllaç gibi sütlü tatlılar veya meyvelerin tüketilmesi gerekmektedir. Ramazan ayının tatlısı olan güllaç oldukça keyifli ve sağlıklı bir seçim olacaktır.



26 Haziran 2014 Perşembe

İFTAR MENÜSÜ-2

EZO GELİN ÇORBASI



Malzemeler
1 çay bardağı kırmızı mercimek
2 yemek kaşığı pirinç
2  yemek kaşığı bulgur
1 çay bardağı tel şehriye
1 soğan
 yemek kaşığı un
 yemek kaşığı domates salçası
tavuk suyu
nane
pul biber
tuz
suDEVAMINI OKU>>



TAVUKLU MAKLUBE





Malzemeler

2 göğüs piliç
3 su bardağı pirinç ( ben osmancık pirinç kullandım)
2 büyük patates
1 su bardağı haşlanmış bezelye
1 su bardağı mısır
2 soğan
Tuz,karabiber,toz biber veya pul biber
SıvıyağDEVAMINI OKU>>

KURU ÜZÜM KOMPOSTOSU (ÜZÜM HOŞAFI)



Malzemeler

2 su bardağı sarı çekirdeksiz kuru üzüm
5 su bardağı su
1 çay bardağı toz şekerDEVAMINI OKU>>

SARIMSAKLI KÖZ PATLICAN

Malzemeler çok az ve yapımı  kolay pratik bir meze veya atıştırmalık..
Patlıcanları közleme işlemini ocakta,fırında,ekmek fırınına göndererek veya en güzeli mangalda yapabilirsiniz.DEVAMINI OKU>>

ŞERBETLİ ETİMEK TATLISI


Malzemeler
1 paket klasik etimek
bb
Muhallebisi için
1 litre süt
6 yemekkaşığı toz şeker
6 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı nişasta
1 paket vanilya
1 yemek kaşığı tereyağı

Şerbeti için
1,5 su bardağı toz şeker
2 su bardağı su

üzeri için
1 paket krem şantiDEVAMINI OKU>>



EZO GELİN ÇORBASI



Malzemeler
1 çay bardağı kırmızı mercimek
2 yemek kaşığı pirinç
2  yemek kaşığı bulgur
1 çay bardağı tel şehriye
1 soğan
 yemek kaşığı un
 yemek kaşığı domates salçası
tavuk suyu
nane
pul biber
tuz
su


HAZIRLANIŞI
  •  Kırmızı mercimeği, pirinci ve bulguru yıkayalım,tencereye alalım. Üzerine suyunu döküp haşlayalım.
  • Soğanı doğrayalım,Ayrı bir tencereye sıvı yağ dökerek soğanı kavuralım. İçine unu koyup kavuralım, salçayı da ilave edelim.Çırpma teliyle karıştırmaya devam edelim.
  • Kıvamını açmak için  varsa soğumuş tavuk suyu ya da soğuk su dökelim Haşladığımız mercimeği, pirinci ve bulguru çorba tenceremize alalım.
  • Şehriyeyi ilave edelim. Tuzunu, nanesini, pul biberini ilave edip karıştıralım. 5 dakika kadar daha kaynatalım ve servis yapalım.
AFİYET OLSUN

İFTAR MENÜSÜ-1

SEBZELİ MERCİMEK ÇORBASI



MALZEMELER

1 Su bardağı kırmızı mercimek
1  Rendelenmiş Havuç
1 Rendelenmiş Soğan
1 Rendelenmiş Patates
Tuz, kimyon,kuru nane
1 tatlı kaşığı biber salçası
1 tatlı kaşığı toz kırmızı biber
2 yemek kaşığı tereyağ
2 yemek kaşığı sıvıyağ
3 su bardağı et suyu veya su  DEVAMINI OKU>>





GÜVEÇ KEBABI



Malzemeler

1 kg. Kuzu veya Dana kuşbaşı
100 gr kuyruk yağı
3 Patates
3 Havuç
1 Kase önceden haşlanmış bezelye
2 yeşil  biber
2 kapya biber
1/2 kg. küçük soğan veya bolca arpacık soğan
2 baş sarımsak
1 yemek kaşığı dolusu biber salçası
Tuz,karabiber,arzuya göre pul biber
1 çay bardağı Sıvı yağDEVAMINI OKU>>

TEL ŞEHRİYELİ PİRİNÇ PİLAVI




Malzemeler

3 yemek kaşığı tel şehriye
2 su bardağı pirinç
1 yemek kaşığı tereyağ
3 su bardağı sıcak su (et veya tavuk suyu da olabilir)
Tuz ve isteğe bağlı karabiber DEVAMINI OKU>>

KADAYIFLI MUHALLEBİ / MUHALLEBİLİ KADAYIF





Mazlemeler

Muhallebisi için:

1 lt. süt
3 Yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı nişasta
1 su bardağı şeker
1 vanilya


VEE

1 poşet krem şanti
150 ml süt ( krem şanti için)


Kadayıfı için

2 su bardağı kadayıf
3 yemekkaşığı tereyağ
ceviz içi DEVAMINI OKU>>

RAMAZAN ŞERBETİ




Şerbet kelimesi içmek anlamına gelen Arapça Şariba kelimesinden gelir. Şerbet şarap ve şurup,Arapça aynı kökenden gelen kelimelerdir.,


Malzemeler
500 gr kiraz
250 gr siyah taze üzüm
1 çubuk tarçın
7 -8 tane karanfil
küçük parça zencefil
1 çay kaşığı yenibahar
2 su bardağı şeker
5 su bardağı su DEVAMINI OKU>>





HAYIRLI RAMAZANLAR



GÜVEÇ KEBABI



Malzemeler

1 kg. Kuzu veya Dana kuşbaşı
100 gr kuyruk yağı
3 Patates
3 Havuç
1 Kase önceden haşlanmış bezelye
2 yeşil  biber
2 kapya biber
1/2 kg. küçük soğan veya bolca arpacık soğan
2 baş sarımsak
1 yemek kaşığı dolusu biber salçası
Tuz,karabiber,arzuya göre pul biber
1 çay bardağı Sıvı yağ


Hazırlanışı


  • Patatesleri sulu patates yapar gibi doğrayalım,havuçları halka halka doğrayalım,biberleri temizleyip uzun doğrayalım, soğan ve sarımsakları soyalım tüm kalsın.. :) nasıl bir anlatım şekli oldu böyle :)
  • Sıcak suda salçayı,baharatları,tuzu eritelim,sıvı yağı ekleyelim,karışımın bir kısmını güvecin en altına dökelim
  • Sonra sırasıyla biraz soğan ve sarımsak,biraz patates ve bezelye,biraz biber ve etin yarısını güvece dizelim
  • Ve tekrar aynı katları dizdikten sonra en üste et ve kuyruk yağını dizelim
  • Kalan sosu üzerine yayalım
  • Evde pişirmek isterseniz ocakta 3 saatte pişiyor ama benim tavsiyem pişirme yapan en yakın fırına göndermeniz. Ben Ekmek fırınlarına gönderiyorum ve en geç  40 dk. sonra getiriyorlar.

AFİYETLER OLSUN


TEL ŞEHRİYELİ PİRİNÇ PİLAVI



Malzemeler

3 yemek kaşığı tel şehriye
2 su bardağı pirinç
1 yemek kaşığı tereyağ
3 su bardağı sıcak su (et veya tavuk suyu da olabilir)
Tuz ve isteğe bağlı karabiber

HAZIRLANIŞI


  • Pirinçleri bol sıcak suyla yıkayıp, bir kenarda süzülmesi için bekletelim.
  • Diğer yandan orta boy pilav tenceresinde yağı eritelim ve tel şehriyeleri üzerine ekleyelim. Bir tahta kaşıkla sürekli karıştırarak, şehriyelerin rengi hafif kahverengiye dönünceye kadar kavuralım,
  •  Hemen üzerine süzdüğümüz pirinçleri ilave edelim.Yine  sürekli karıştırarak, 8 dakika pirinçleri de kavuralım. Böylece pirinçler nişastasını akıtıp, şefaflaşıp, birbirlerinden ayrılacaktır.
  •  Suyunu ilave edelim, bu arada tuz ve karabiberini de ekleyebiliriz. Orta dereceli ateşin üzerinde pilav suyunu çekinceye kadar pişirelim. Pilav suyunu çeker çekmez hemen ateşi kısalım ve çok kısık ateşte 5 dakika daha pişirip, alalım. 
  • En az 15-20 dakika pilavın demlenip dinlenmesini bekleyelim. Servise sunmadan önce hafifçe karıştırıp, sıcak yada ılık olarak ikram edelim. 

AFİYET OLSUN

20 Haziran 2014 Cuma

ETLİ BAMYA

Pek çok kişinin burun kıvırdığı sebzelerden biridir Bamya. Bu burun kıvıranlardan biri de benim eşim maalesef. Bamya benim için yaz aylarının vazgeçilmezidir, Buna rağmen Kırklareli de yaşarken 2 yıl boyunca bir kez bile pişirmedim, çünkü eşim bamya yı görmeye bile dayanamıyor ve galiba bu konuda biraz da ön yargıları var, bu yüzden yapsam da tadına bakmayacağını biliyordum :)
Adana ya geldiğimden bu yana yaz aylarında haftada bir mutlaka yemek istiyorum, E malum kociş te uzaklar da olunca pişirmemem için bir sebep kalmıyor. Hoş kocişe kavuşuyorum Allahın izniyle, artık öğle yemeklerinde yaparım ne yapalım :)

Bamya pişirmek aslında zor değil, dikkat edilecek bir kaç püf noktası var, bu püf noktalarına uyularak yapılırsa bamyayı yemeye doyulmaz derim. Yemeğin hazırlanışında püf noktaları da yazacağım.


Malzemeler
1 kg. taze bamya
500gr kuşbaşı et
1 adet büyük kuru soğan
2 adet büyük domates
200 gr haşlanmış nohut
1 yemek kaşığı biber salçası( domates salçası da olabilir)
1 limon suyu
Tuz

Piştikten sonra
2 diş sarımsak ve kuru nane( havanda birlikte ezilecek)

Hazırlanışı

  • Bamyaları yıkadıktan sonra baş kısımlarını yuvarlak biçimde keselim,
  • Temizlediğimiz bamyaları, içine yarım limon sıkılmış su dolu bir kapta bekletelim,
  • Soğanı yemeklik doğrayalım sıvı yağ da hafif kavuralım, salça ve etleri de ekleyip kavurmaya devam edelim,
  • Biraz kavrulan etlerin üzerini 3 parmak geçecek kadar sıcak su ilave edelim ve kaynamaya bırakalım,
  • Etler yumuşayınca Bamyaları süzelim ete ilave edelim,tam bu sırada tuzu ekleyelim,
  • Domatesleri yemeklik doğrayalım ve nohutlarla beraber ete ilave edelim,
  • Son olarak yarım limon suyu ekleyelim( bu işlemi bamyalar sünmesin diye yapıyoruz)
  • Hiç karıştırmadan pişmeye bırakalım,
  • Sarımsak ve naneyi birlikte ezdikten sonra, yemeğin suyundan biraz alıp karıştıralım ve yemeğin üzerine gezdirelim,
  • Servis ederken bir kez kalın tahta kaşık yardımı ile hafifçe karıştırabiliriz.(çokta şart değil)

AFİYET OLSUN

Bamyanın Faydaları
  • Bamya hem çözünür hem de çözünmez lifler içerdiğinden, çözülebilir lifler ile bağırsak safra asitlerine bağlanmakta, kolesterol emilimini ve metabolik toksinleri önlemekte, kalp hastalığına karşı olan riskleri minimalize etmekte ve sindirim sistemi sayesinde vücuttaki zehirli maddeler olan toksinlerin dışarıya atılmasına muavenet etmektedir.

  • Ülser hastalığı olanların bamya yemesi, bu hastalıktan kurtulmalarına yardımcı olmaktadır, çünkü sindirim sistemindeki asit bamya ile nötralize edilmektedir.

  • Bamya aynı zamanda tam bir A vitamini, beta karoten, ksantin ve lutein gibi flavonoid antioksidan zenginidir ve bu zenginliği sayesinde retinayı korumakta, gözde katarakt gelişimini önlemektedir.

  • Depresyon başta olmak üzere, stres ve anksiyete gibi sorunların görülme riskini azaltır, sinir sistemini korur, vücuttaki enfeksiyonları tutar, serbest radikallere karşı savaş verir, içerdiği K vitamini ile kemikleri korur ve yıprandığında yeniden inşa eder.

  • Vücutta herhangi bir kanama söz konusu olduğunda kan pıhtılaşma proteinlerinin üretimi için gerekli olan K vitamini bamyada bulunmaktadır. Kalsiyum, manganez ve magnezyum gibi minerallerde bakımından da zengin bir sebzedir. Lif oranı yüksek olduğu için kilo vermeye yardımcı, kolesterolü düşürücüdür.

17 Haziran 2014 Salı

#HürriyetSosyal Dünyası Seni Bekliyor!

“Çalışan bir iş kadını güne nasıl başlıyor?” sorusuna cevap olarak; bir iş gününe başlama rutindir bilgisayarın açılması, eş zamanlı olarak kahve hazırlanır ve “bu gün neler olmuş” diye hurriyet.com.tr açılır. Hızlıca gündem takibi yapıldıktan sonra sıra maillere ve bekleyen işlere geçer…
Benimle aynı yönde ilerleyen bir iş günü rutininiz varsa bugün size güzel bir haberim var!  Kahvenize eşlik eden Hürriyet yazarları, gündem yazıları, kültür sanat haberleri, kısaca Hurriyet.com.tr çok daha sosyal!
Eğer siz de benim gibi sosyal medyayı aktif olarak takip edenlerdenseniz Twitter, Facebook ve Instagram gibi sosyal medya platformlarından gündemin de takibini yapıyorsunuzdur. Yani artık tek bir mecra gündem takibi için maalesef yeterli olamıyor.
Yenilenen Hürriyet ise aslında sizi tüm platformlarla bir araya getiriyor. Haber okurken aynı zamanda arkadaşlarınızın ya da aynı konuları okumaktan ve paylaşmaktan hoşlandığınız kişilerin yazılarıyla sizi buluşturuyor.
En baştan anlatmak gerekirse Hürriyet nasıl bu kadar Sosyal? Birkaç adımda alacağınız üyelik ile Hurriyet.com.tr ’ye üye olabilir, üyelik aktivasyonunuz sonrasında Hurriyet.com.tr sayfanızı ilginizi çeken haberlerle kişiselleştirebilirsiniz. Örneğin haber akışınızda çıkmak üzere; kültür sanat, spor, gündem gibi başlıkları seçerken aynı zamanda alt başlıklarla ilginizi çeken haberleri kaçırmamak için sayfanızı ilgi alanlarınız doğrultusunda daha da kişiselleştirebilirsiniz. Daha doğrusu Hürriyet’inizi artık kendinize özel yapabilirsiniz.
Sonrasında profilinizi tıpkı diğer sosyal medya hesaplarında olduğu gibi fotoğrafınız, bilgileriniz, sosyal medya hesaplarınızla entegre hale getirebilirsiniz.
Yazarların haberlerini, onların kendi sayfalarından paylaştığı yazılardan okuyabilir, onlara yorum bırakabilirsiniz. İlginizi çeken haber, yazı, görsel, müzik paylaşımlarınızla Hurriyet.com.tr’yi aktif kullanabilir, öne çıkarttığınız haberlerle Hurriyet.com.tr ana sayfasına yön verebilir, gündemi belirleyen hashtaglerle tartışmalara katılabilirsiniz.
Bir blog yazarı olarak en güzel noktalardan biri ise; yazdığınız blog yazılarınızı Hürriyet Sosyal’deki arkadaşlarınızla da paylaşabilir, onların yazınız hakkında  düşündüklerini/yorumlarını  yine hürriyet sosyal üzerinden alabilir, böylece yazılarınızın çok daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayabilirsiniz.
Henüz Hurriyet Sosyal’in dünyasını keşfetmediyseniz aşağıdaki videoyla hızlı bir başlangıç yapabilirsiniz.
İçerik: www.e-gunlugum.com

Bir boomads advertorial içeriğidir.

15 Haziran 2014 Pazar

BABA CANDIR




Sınırsız bir sevgiyle çocuklarını seven, çocuklarına güven veren, her daim onların arkasında duran, çocuklarını sabırla dinleyen, sabırla yaklaşan, onlar için aynı zamanda bir oyun arkadaşı,bir dost, arkadaş olabilen, çocuklarına sevgi,saygı,paylaşımcılık, dürüstlük aşılayan ve Çocuklarının Annesini Seven ve mutlu eden Tüm Babaların BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN


12 Haziran 2014 Perşembe

İSİMSİZ YEMEK :) BEN YAPTIM. Fırında...

Başlığa bakıp bu ne dediniz mi? 
Evet isimsiz yemek çünkü bir ismi var mı bilmiyorum. İsmine ne yazsam daha doğru olur diye düşündüm ama bulamadım. Ben düşündüklerimi yazayım siz istediğiniz ismi seçin :)

  1. Etli Patatesli Havuçlu Yemek
  2. Patatesli bezelyeli Et yemeği
  3. Havuçlu patatesli bezelyeli tava 
  4. Kağıt kebabının fırında pişmiş hali gibi birşey :)
  5. vs. vs. vs. bulamıyorum kiiiii
Neyse ben tarife geçeyim



Malzemeler
1 kg. kuşbaşı et
6 Patates
4 Havuç
1 Baş sarımsak
2 Yeşil biber
1 Kırmızı biber
1 Kase bezelye
4 Domates
1 çay bardağı zeytin yağ ve ayçiçek yağı karışımı
Bir tutam tuz ve karabiber
1 yemek kaşığı biber salçası


Hazırlanışı
  • Tüm sebzeleri istenilen şekilde doğrayalım,
  • Eti fırın tepsisine alalım, yağ,salça,tuz ve karabiber ile karıştıralım,
  • Diğer tüm malzemeleri ekleyelim ve iyice karışmasını sağladıktan sonra su ekleyip 170 derece fırında pişirelim. 

AFİYET OLSUN





HİÇ PİDE EKMEKLE TOST YAPMAYI DENEDİNİZ Mİ?



EVEEETTTT, bu fotoğraf 1 ay öncesine ait bir fotoğraf. Bir gün diye başlarmışım :) 
Başlayayım değil mi? , neyse devam edeyim :)
Eşimle dışarıdan geldik oturuyoruz, evde yemek yok, çok açız, ne yesek diye düşünüyoruz, yemek yapmaya kalksam daha çok acıkacağız, kahvaltıdan kalma pide eklerimiz var başkada bir şey yok, ( yani varda o an için yok üşengeçliğimizden yok yani), eşim pide ekmekle tost yapalım dedi, olur mu? hayatımda duymadım pide ekmekle tost yapıldığını! derken kalktım yaptım.
Mis gibi pide ekmeklerle kaşarlı sucuklu domatesli tostlarımız hazır olduktan sonra çay eşliğinde afiyetle yedik. 
O an o tost o kadar lezzetli geldi ki anlatamam.Herkese tavsiye ediyorum,deneyen mutlaka vardır ama denemediyseniz mutlaka deneyin derim. Bundan sonra tost yapacaksam pide ekmekle yaparım sanırım. 
O an çok aç olduğum için mi bu kadar beğendim yoksa kocacığım yanımda olduğu için mi o kadar lezzetli geldi bu tostlar bilemiyorum :)( ayrı şehirlerde olduğumuz için)  Sonuçta güzeldi. 

TÜM İSLAM ALEMİNİN BERAT KANDİLİ KUTLU OLSUN


BERAT KANDİLİ DUASI
"Bismillâhirrahmanirrahim'' 
''Eûzu bi-afvike min ikâbike ve eûzu bi-ridâke min sahatike ve eûzu bike minke celle vechuke lâ-uhsî senâen aleyke ente kemâ esneyte alâ nefsike."
Anlamı:
"Ya Rabbi, cezandan affına sığınırım, gazabından rızana sığınırım, senden sana sığınırım, Zatın yücedir, seni övmek için kelime bulamıyorum, Sen kendini övdüğün gibisin."

Peygamber efendimiz Berat gecesinde, bu duayı çok okurmuş
“Allah’ım! Azabından affına, gazabından rızana sığınıyorum, senden yine sana ilticâ ediyorum. Senin şanın yücedir. Sana yaptığım senayı, senin kendine yaptığın senaya denk bulmuyorum. Sana layık bir surette hamd etmekten acizim”
 AMİN

İyi niyetle içtenlikle yapılan dualar kabul olurmuş, sadece kandil gecelerinde veya başımız sıkıştığında değil, her daim Allahü Teala yı içimizden kalbimizden eksik etmeyelim, bize her daim doğru yolu gösterecek olan ''O'' dur.