20 Nisan 2014 Pazar

Panik Atak Nöbeti geçiren birine yapılmaması gerekenler

Direk dalıyorum konuya çünkü nerden başlayacağımı hiç bilemiyorum. Panik Atak nöbeti geçiren birine lütfen o anda neye üzüldün ki, neden oldu şimdi bu, abartma hadi kalk, kalk biraz dolaş, neyi takıyorsun bu kadar, yeter hadi geçmedi mi, kalkabilirsin  gibi kelimeler kullanmayın lütfen ama, lütfen panik atak nöbeti geçiren birinin yanında bağırıp çağırmayın, lütfen her kafadan bir ses çıkmasın

Panik atak nöbeti esnasında herkes ayrı şeyler yaşarmış bu yaşanan şeyler dışarıdan maalesef görülmediği için etraftan yukarıda yazdığım tepkiler alınabiliyor, nöbet esnasında yaşananaları bir tek yaşayan anlayabiliyor, çünkü diğer kişilerin bedenlerinin içinde bir sıcaklık, bir yanma, uyuşma dolaşmıyor, diğer kişilerin kalbi dışarıya çıkacakmış gibi atmıyor, diğer kişiler bacakları ve kolları tutmuyormuş gibi hissetmiyor, diğer kişilerin mideleri bulanmıyor,karınları ağrımıyor, diğer kişiler nefes almakta zorlanmıyor, diğer kişiler o anda sese duyarlı olmuyor, diğer kişiler bedenlerinde gezen sıcaklığın geçmesi için yalvarmıyor, diğer kişiler kendilerini bayılacakmış gibi hissetmiyor, nöbet hiç geçmeyecek gibi korkmuyor... Sadece gördükleri kıvranan veya başını bir yere yaslamak isteyen biri, o yüzden kimse ne yaşanıldığını anlamıyor.

Panik Atak nöbeti o kadar sancılı bir zaman ki, nöbet geçtikten sonra bile insan kendini bitkin hissediyor, tüm damarları kasılmış, hali kalmamış hissediyor.

Panik atak nöbeti geçiren biri neden bu nöbeti geçirdiğini bilmiyor,zaten bilse her şey hallolacak ama olmuyor, bu yüzden neyi takıyorsun, neye üzüldün de oldu diye sormamak gerekiyor, nöbet ortada hiç bir şey yokken de ortaya çıkabiliyor.

Bu yazıyı yazarken bile kalbim dışarı çıkacakmış gibi çarpıyor, imla hatalarım var mı yok mu ona bile bakamıyorum.

Panik ataktan şüphe duyuyorsanız ihmal etmeyin hemen tedavi görün, daha kötü olmam kendi kendine geçer, atlatırım demeyin, sonra gerçekten pişman oluyor insan

16 Nisan 2014 Çarşamba

MEYVE SALATASI -2-

Merhabalar
       Bu gün benim için yoğun bir gündü, aslında her zaman bu kadar yoğunum, o yüzden blogumla pek fazla ilgilenemediğimi itiraf etmeliyim. 
       Bu gün kolay bir tarifle geldim, meyve salatası herkes için hem pratik hemde çok lezzetlidir.
Her bir meyvenin kendine özgü tadı var değil mi? Gelin o muhteşem tatları birleştirelim bir kaç ilave lezzetle hem tv karşısında yiyelim hemde misafirlerimize sunalım. Bu arada çocuklara meyveyi sevdirmenin en güzel yolu bu bence :)

Malzemelerimizi sırasıyla yazmama gerek yok diye düşünüyorum, Mevsim meyvelerinin tümünü karıştırarak yapabiliriz meyve salatasını.

Benim kullandığım meyveler; Portakal-Elma-Armut-Muz,Çilek ve ayrıca Çekirdeksiz Kuru Üzüm, Rondodan geçirdiğim Ceviz ve Fındık, Tarçın ve Limon Suyu

Tüm meyveleri kaşığa gelecek küçüklükte küp küp doğruyorum, Üzerine 1 Limonun suyunu sıkıyorum Tarçın serpip karıştırıyorum, karıştırdıktan sonra Ceviz, fındık ve kuru üzümü de ekliyorum, yeniden karıştırıp servis yapacağım kase veya kuplara paylaştırıyorum.

Eğer hiç denemediyseniz şiddetle tavsiye ediyorum, eminim çok beğeneceksiniz. Tüm meyveleri sevmeyen çocuklar için muhteşem bir yedirici lezzet diyorum ben :) Sevmediği meyvelerle sevdiği meyveler birleşince hiiiiiç anlamayacak bile, böylelikle her meyveyi yedirmiş olacaksınız.



AFİYET OLSUN :)

14 Nisan 2014 Pazartesi

YEŞİL SALATA

Malzemeler
1 Marul
2 Havuç
Varsa kırmızı lahana turşusu, yoksa 1 küçük kırmızı lahana
2 dal taze (yeşil) soğan
1 dal taze (yeşil) sarımsak
1 demet dereotu
1 demet Tere
2 Domates

Sosu için
Zeytin yağı
Sirke veya Nar ekşisi
Limon suyu
Tuz,Kuru nane,sumak


Hazırlanışı


  • Tüm malzemeleri ince doğrayalım, havucu rende veya jülyen doğrayalım
  • Birkavanoza salata malzemelerini koyup kapağını sıkıca kapattıktan sonra  iyice çalkalayalım
  • Salatanın üzerine dökelim, salatayı iyice karıştırdıktan sonra servis tabağına alalım

AFİYET OLSUN

ROKALI MARUL SALATASI


Malzemeler
1 Marul
1 Demet Roka
2 Havuç
1 Turp
2 Domates

Sosu için
Zeytinyağı
Üzüm sirkesi
Tuz, Kuru nane, sumak
Limon suyu

Hazırlanışı

  • Tüm malzemeleri istenilen kalınlıkta doğrayalım, havuçları rende veya jülyen yapalım karıştıralım
  • Bir kavanoza sos malzemelerini koyalım, kavanozun kapağını kapatıp iyice çalkalayalım
  • Sosu Karıştırdığımız salatanın üzerinde gezdirelim



AFİYET OLSUN211

11 Nisan 2014 Cuma

EBRUNUN MUTFAĞINDAN 5. YAŞ GÜNÜ ÇEKİLİŞİ SİZLERİ BEKLİYOR

Fotoğrafta görmüşolduğunuz saatler kişiye göre tasarlanmış saatler, ebrunun mutfağı çekilişi kazanana bu saatlerden hediye edecekmiş, tabiki bende bunu kaçırmak istemedim :)

Detaylara ulaşmak için linke tıklayınız http://ebrununmutfagindan.blogspot.com.


NİSAN'DA ADANA'DA / PORTAKAL ÇİÇEĞİ KARNAVALI



Portakal Çiçeği Karnavalı

ADANA…
ADANA, kardeşliktir,
“Bize gidelim”dir, 
“Bizde yiyelim”dir,
“Bizde kalalım”dır…
“Bende para var oğlum, gel sen”dir..
Beraber dayak yiyip, kahkahalarla seneler boyu hatırlamaktır…
Annelerin oğullarını evden uğurlarken “dikkatli ol oğlum” değil de ,”kimseye bulaşma oğlum” dediği yerdir ADANA…
“Yanında kız arkadaşı var boşver”dir…
Sevgidir ADANA.. Sebepsiz yere seversin ADANA’yı… tıpkı anneni sever gibi, karşılık beklemeden…


"Portakal Çiçeği Karnavalı"
Artık kabul edilen tek bir gerçek vardır; yapılan medya tanıtımları, yerel yöneticilerimizin, kurum ve kuruluşlarımızın sahip çıkması ve en önemlisi Adana Halkının sahiplenmesi ile, tüm Türkiye’de ve hatta yabancı ülkelerde farkedilen sokakları portakal çiçeği kokan şehrimiz ve Türkiye’nin ilk halk karnavalı hayata geçirilmektedir.
Unutmayınız! Yüzünüze çarpan her portakal çiçeği kokusunda, mutlaka bir dilek tutunuz…



  



Nisan ayının en güzel olduğu şehirlerden biridir Adana…
Tüm sokakları mis gibi portakal çiçeği kokar...
Büyülüdür portakal çiçeği kokusu...
Ruhunuz yıkanır…
gençleşirsiniz…
Arınırsınız…
İnsanın içinde birçok şeye yeniden başlayabilme enerjisi yaratır… 



Mesela, en küskün olduğu eski dostu affettirebilir insana. Ve, tehlikelidir de biraz; insanı, yolda gördüğü ilk kişiye aşık edebilir…
En güzel mevsimdir, Adana’da Nisan… Portakal çiçeği mevsimi… Müthiş güzel bir iklime dönüşür.. Ne soğuk, ne de sıcak… Adeta “limonata” gibi olur hava…
Kısa kollularınızı giyip çıkarsınız sokağa… Adana’nın sıcak, samimi insanlarıyla aynı sokaklarda yürürken, rüzgarın ara ara taşıyıp getirdiği o muhteşem portakal çiçeği kokusu günün 24 saati bırakmaz peşinizi… Baygın bırakır insanı…
Türkiye’nin ya da dünyanın neresinde yaşarlarsa yaşasınlar, portakal çiçeği mevsiminde mutlaka Adana’ya gelir Adanalılar… Yılda sadece bir kez, en fazla 2 hafta sürecek bu coşkuyu kaçırmamak için…
Portakal çiçeği mevsimi, iklim durumuna gore birkaç gün farketmekle birlikte, genellikle 5-20 Nisan tarihleri arasındadır. Bu site, bu müthiş deneyimi herkesin yaşayabilmesi için, tanıtım amacıyla kurulmuştur.
Önümüzdeki Nisan için şimdiden ajandanıza not alın lütfen.. Özellikle de, portakal çiçeklerinin en yoğun olduğu 12 Nisan 2014 tarihinde, bu unutulmaz deneyimi yaşayabilmeniz için hepinizi Adana’ya bekliyoruz..
Sloganımız: Nisan’da Adana’da!..




Adana'da nerede ne yenir ne içilir



9 Nisan 2014 Çarşamba

ADANA'DA NEREDE NE YENİR NE İÇİLİR, NELER YAPILIR

Daha önce Adana’ya hiç gelmemiş ziyaretçiler için, Adana’ya geldiklerinde keyifli vakit geçirmelerini sağlamak amacıyla nerede ne yenir, nasıl yenir gibi bazı bilgiler vermek istedim. Elbette ki, Adana’daki tüm yiyecek ve mekânları buraya sığdırma şansım olamadı. Bu nedenle isminden bahsedilemeyen mekân ve yiyeceklerimizin bu duruma anlayış göstereceklerini umarak, asıl amacın Adana’yı tanıtmak olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum.

Adana Kebap:
Adana denilince ilk akla gelen yemek şüphesiz ki Adana Kebaptır. Adana’da her gün en az 1 öğün mutlaka kebap yiyen onbinlerce insan vardır. İşte böyle bir şeydir Adana Kebap, her gün yeseniz sıkılmazsınız. Adana’ya gelen ziyaretçilerin, kaldıkları süre boyunca her gün kebap yediklerine tanık olmuşumdur çoğu kez.
Adana’da günün 24 saatinde kebap yemek mümkündür. 24 saat boyunca açık olan kebapçılar şehrin birçok noktasında bulunmaktadır.
Kişisel tercihim ve tavsiyem, gerçek Adana kebabının “dürüm” olarak yenmesinden yanadır. Kebabın en iyi yenme şekli Adana’ya has özel kebap dürüm pidesine sarılmış yenilen Adana Kebabıdır. Sakın ola lavaş ekmeğine sarılmış bir Adana dürüm yemeyin, özellikle Adana’da kullanılan klasik dürüm pidesine sarılmış olmasına dikkat edin. Bir de tavsiye; dürümün en güzel yeri, sonudur. Tüm sosun toplandığı o son nokta, yemeğin en güzel yeridir. Bir Adanalıdan her şeyini isteyin, ama yemekte olduğu dürümün son bölümünü istemeyin!
Adana’da kebap denilince akla mutlaka klasik kıyma kebabı gelir. Yani, kuşbaşı veya başka bir şey isteyecekseniz özellikle belirtmelisiniz. Sadece “kebap” derseniz, mutlaka kıyma kebap gelir sofraya.
Yanında mutlaka pişmiş domates ve yeşilbiber, süs biberi turşusu, tere, taze nane, turp, sumaklı soğan salatası, ezme salata servis edilir. Korkmayın, bunlar için ayrıca para ödemezsiniz. Adanalı için bunlar zaten kebap masanızın olmazsa olmazlarıdır.
Peki, Adana’da iyi kebap nerelerde yenir? Aslında o kadar çok yer var ki denenmesi gereken, burada aklıma ilk gelenleri ve bana göre en vazgeçilmezlerimi paylaşacağım. Aslına uygun, dürüm olarak yemek için ilk aklıma gelen Turgut Özal Bulvarı’ndaki Birbiçer, Mücahitler Caddesinde ki Mas Kebap ve Vali Yolu Caddesi üzerinde ki Kling Usta’tır.
Açık olarak yenilecekse Gazipaşa Kebap, Park Zirve, Onbaşılar, Kebap 52, Onur Kebap, Beşocak ve Elem önde gelen yerlerdendir. Eski Pazarlar yolundaki Mesut çok eski ve meşhur bir mekândır, hala ilk bilinen yerinde faaliyet göstermektedir.
Şu anda burada hepsini sayamayacağım birçok güzel yer var. Adana’da kebap yemek için en büyük tavsiyem; kokuyu takip edin, sizi mutlaka en yakın kebapçıya götürecektir.

Lahmacun:
Adana lahmacunu diğer şehirlerdeki lahmacunlardan farklıdır. Ne büyük boydur, ne de fındık boy. Tam orta boy ve yuvarlaktır. Bir porsiyonda 5 tane servis edilir. Birçok kebapçı aynı zamanda lahmacun da yapar. Ancak, öğlen veya akşam saatlerinde yemenizi tavsiye ederim. Kebapçıların fırınlarının soğuk olduğu zamanlarda yapılan lahmacunlar pek de başarılı olmaz.
Bir de çok meşhur ve tarihi bir sokak lahmacuncumuz vardır, bahsetmeden geçemeyeceğim. Ne zaman Adana’ya gitsem mutlaka uğradığım bir yerdir.

Adana’da her yer 10-15 dk mesafededir, yürüyerek rahatlıkla bulabileceğiniz bir önerim daha olacak… Büyük Postane’den Bankalar Caddesi’ne yürürken sağa giren sokağın başında seyyar tablada lahmacun satan bir Ferit amcamız vardı. Sanırım şimdi oğlu devam ettiriyor bu işi. Lahmacunlarının en belirleyici özelliği camla kaplı dolapta beklerken sıcak ve yumuşak olmaları ve de kâğıt kadar ince olmalarıdır. Üstten bir tane almak istediğinizde birbirine yapışık en az 5 tane gelir. Vaktiniz olursa mutlaka deneyin.
Sıkma:
Adanalı olmayanların gözlemeye benzettikleri bir yiyecektir ama aslında gözlemeden tamamen  farklıdır. İçi peynir ve/veya patates gibi malzemelerle doldurulan sıkma, elde açılan hamurdan yapılır. Enfestir. Adana’da sıkma ve ayran kültürü vardır. Özellikle yol üstlerinde ve akşamüstleri evlerde atıştırmalık olarak yenir. Sabah kahvaltısında da muhteşem olur. Göl kenarında sıkma yiyebileceğiniz birçok mekân var. Size önerebileceğim köprüden gölün karşısına geçtikten sonra ki Hazalım… Bence denemeden Adana’dan ayrılmayın.

Kazan Simidi:
Çukurova’ya özgü bir simittir. Taş fırında pişirilen, şekersiz, örgülü simit Adana’da Ziyapaşa Bulvarında Kardeşler Pastanesi ve Gazipaşa Bulvarı üzerinde ki Fırat Ayran’da nefis yapılır.
Vişne Suyu:
Sıcak yaz günlerinde buz gibi içilen meşhur Kuruköprü vişne suyu hararete birebirdir. Keskin vişne tadını ağzınızda, damağınızda ve hatta boğazınızda hissetmek için Kuruköprü’deki eski Set Sineması’nın yanındaki büfeye uğrayabilirsiniz. Ben böyle bir vişne suyunu başka hiçbir yerde içemedim… Kaçırmayın, derim…
Bici Bici:
Sadece Adana’da bulabileceğiniz Bici Bici rendelenmiş buz, nişasta, pudra şekeri ve şerbetten oluşur. Son yıllarda Adana’da çok sayıda Bici Bici dükkânı açıldı ama tavsiyem Turgut Özal Bulvarı’ndaki Patlıcan. Özellikle servisleri mükemmeldir.
Oldukça hafif ve serinletici bir tatlıdır. Çocukluğumuzda sokaklarda satılan, yazın bayıltıcı sıcak zamanlarının serinletici tatlısını artık yaygın şekilde bici bici dükkânlarında bulmak mutluluk verici.
http://www.nisandaadanada.com/Images/Uploads/Images/4.jpg
Aşlama:
Adana’da meyan kökü şerbetine Aşlama adı veriliyor. Özellikle serinlemek için ideal bir içecek. Sırtlarında ibrikler ile dolaşan seyyar satıcılara Adana’nın her yerinde rastlayabilirsiniz. Nisan’da bulmak kolay olmayabilir, ama rastlarsanız mutlaka deneyin. Buzlu çay tadına yakın, serinletici etkisinin yanı sıra böbreklere çok iyi geldiği söylenen aşlamayı mutlaka deneyin.

Şalgam Suyu:
İyi şalgama acı konulmaz. Şalgam, mayalanarak yapılan, mayalandıkça kendine özgü sodamsı keskin tadına ulaşınca tüketilen bir içecektir. İşte bu yüzden, iyi şalgama acı konulmaz.
Adana’da tüm restoranlarda bulabileceğiniz şalgam, aynı zamanda birçok yerde karşınıza çıkacak olan şalgamcı dükkânlarında satılır. Şalgamcıda içerken şalgamın “tane”lerini tatma şansı da yakalarsınız. Mutlaka taneli şalgam istemenizi tavsiye ederim.
Ben Adana’da yaşarken özellikle Binbir’in şalgamını çok severdim.  Ama eminim bir sürü başka güzel şalgamcı bulmak da zor değildir Adana sokaklarında.

Şırdan:
Adana’nın en eski ve yöresel yiyeceklerinden biridir. Şırdan olarak anılsa da aslı Şırdan Dolması’dır. Kuzu’nun midesinden yapılan şırdan pek makbuldür. Yaz kış fark etmez Adana’nın her köşe başında bir Şırdan satana rastlamak mümkündür. Tadı mumbar dolması gibidir. Adana gece hayatında akşam eğlencesinden dönüşlerde mutlaka 3 şeyden biri yapılır; Kebapçıya uğramak (zaten yemekten dönüyoruz gibi bir durum olmaz, bu gayet normal karşılanır), çorbacıya uğramak, ya da şırdancıya uğramak. Şırdan yerken üzerine bolca kimyon atmanızı şiddetle tavsiye ederim.

Börek:
Adana’nın tamamen kendine özgü bir böreği vardır. Peynirlisi de yapılır ama mutlaka kıymalısını denemelisiniz. Baklava hamuru kadar ince hamurdan açılan yufkalara sarılan kıymalı iç malzemesi ile fırında pişer. Servis ederken ince ince dilimlenir. Yanında mutlaka söğüş domates ve turşu ile servis edilir. Yanında ayranla müthiş olur. Adana’da 24 saat açık börekçiler de vardır.
İlk aklıma gelen ve  size tavsiye edeceğim yerler Toros Caddesi’nden Ticaret Lisesi’ne dönerken sağ köşedeki börekçi, Hastaneler kavşağında ki Bizim Börekçi ve Atatürk Caddesi’nde ki Sular Börek’tir.
 
Hint İnciri:
Diğer adıyla dikenli incir kaktüs türlerinden biridir. Tropikal bölgelere yakın olduğu için Adana’da yaz aylarında bulunur. Sokaklardaki seyyar tezgâhlarda, büyük buz kalıpları üzerine sıra sıra dizilir. Siz hangisini seçerseniz, satıcı eldivenli elleriyle bizzat keser, hazırlar ve yemeniz için size uzatır. Nisan’da bulamazsınız, ama yazın yolunuz Adana’ya düşerse, aklınızda bulunsun.

Ciğer:
Adana’da yine hemen hemen her sokakta bulunan çiğerci dükkânları, sabahın erken saatlerinden gecenin geç saatlerine kadar açıktır. Birbiçer Adana’da kahvaltının ciğerle yapıldığı iddasını doğrulayan, uluslararası üne sahip bir kebapçıdır. Kesinlikle derin dondurucuya girmeyen, taze kuzu ciğerlerinden hazırlanan şişler, ciddi de bir enerji deposudur. Şişlere dizilen ciğerlerin aralarına kuyruk yağı eklenip, isteğe bağlı olarak pişirilmeden önce üzerine pul biber serpilir. Ciğer odun ateşinde ağır ağır pişerek servise hazır hale gelir. Seviyorsanız pide veya lavaş ile servis edilen ciğeri de mutlaka ama mutlaka bol kimyonla yemenizi tavsiye ederim. Ayrıca Adana’da aynı kalitede Turgut Özal Bulvarı üzerinde Ciğergah Restaurantı da denemenizi tavsiye ederim.

Hamburger:
Sadece Adana’da bulabileceğiniz çok özel bir hamburger mi yemek istiyorsunuz? Size Turgut Özal Bulvarında ki Hamburgerci Mükerrem’i ve Yeni Kuyumcular Çarşısının arka sokağında ki Volkan Büfe’yi tavsiye ediyorum.
Döner:
Adana’nın döneri ile meşhur mekânı Sular kavşağında ki Şadırvan’dır. Tereyağlı iskenderinide mutlaka denemelisiniz.
Balık:
Müthiş göl manzarası eşliğinde balık yiyebileceğiniz Güney Marina, Albatros Balık, Altın Balık,Dost Balık ve Yumurtalık da Mesut’un yeri gönül rahatlığıyla gidip balık keyfi yapabileceğiniz yerlerdir. Ayrıca Adana’nın sahil ilçesi Karataş da muhteşem manzarasıyla balık keyfini yaşayabilirsiniz.
Tatlıcılar:
Adana’da tarihten bu yana hizmet vermeye devam eden bir başka iş kolu da tatlıcı dükkânlarıdır. Yolda yürürken kaldırım üzerinde ayaküstü durup, vitrinlere dizilmiş halka, tulumba, taş kadayıf gibi tatlıları dilediğiniz kadar yiyebilirsiniz. Bittiği zaman siz kaç tane yediğinizi söylerseniz, sizden sadece o kadar adet için ücret aldıklarını göreceksiniz. Tamamen güvene ve “esnaflık” anlayışına dayalı bu alışveriş halen aynen devam etmektedir. Buna en uygun Karataş Yolunda ki Selim Usta ve Tatlıcı Kerim Baba’yı söyleyebilirim.
Yine Adana’nın meşhur tatlıcılarından birkaçı; Seç Baklava, Tatlıcı Zeki, İkizler, Gönül Kardeşler ve Köse (sıcak baklavası harikadır) şiddetle tavsiye edilir.

Köfte:
Adana’nın meşhur köftecisi, Kıyıboyu Caddesi üzerindeki Köfteci Bomba’yı şiddetle tavsiye ederim. Kendilerine has ızgara köftesine hayran kalacaksınız.
Pirzola:
Çevreyolu’ndan Tarsus’a doğru giderken, şehir merkezinden en fazla yarım saat içerisinde ulaşabileceğiniz Kanal Restaurant’da, okaliptüs ağaçlarının altındaki tahta masalarda oturabileceğiniz, müthiş ev yapımı sucuklarla başlayıp, köfteyle devam eden ve sonrasında unutamayacağınız güzellikteki pirzolayla son bulacak bir deneyim yaşamak isterseniz mutlaka deneyiniz.
Çorba:
Adana’ya özgü Yüksük Çorbası, Dul Avrat Çorbası, Analı Kızlı Çorba, Adana Çorbası’nı nefis Adana Kebabı’ndan önce mutlaka denemelisiniz. Ayrıca meşhur paçacılardan örnek verem gerekirse Baraj yolunda ki Kuruköprü Paçacısı, Hastaneler Kavşağındaki Veysel Usta ve Kasım Gülek Gazipaşa iniş kavşağında Sular Paçayı tavsiye ederim.
Sodalı Ayran:
Adana’da vakit bulur da saunaya gidebilirseniz, mutlaka sodalı ayran içmelisiniz.
.

Nerede Eğlenilir

Adana’da eğlenmek hiç de zor değildir. Sokakta bile eğlenebilirsiniz, Adana ruhunu gerçekten yaşayabiliyorsanız…
Ancak, yine de birkaç mekân ismi tavsiye edeceğim;
Tarihi Kazancılar Çarşısı:
1908 yılından itibaren Adana’nın en güzel yerinde hizmet veren Kazancılar Kebap günümüze kadar kalitesinden ödün vermeden sağlıklı ve tertemiz üretim şekliyle geldi. Beş nesildir Mangalı babadan oğula yerine ustadan kalfaya bırakmayı tercih eden Kazancılar, bu başarısını Adana’dan İstanbul’a kadar da taşımayı başaranlar arasında yer alıyor. İyi bir kebap ve müzik eşliğinde eğlenebilirsiniz.
Kazancılar çarşısındaki eğlence formatı, İstanbul Kumkapı da ki ne çok benzer.
Kazancılardaysanız, eğlenmeme ihtimaliniz yok gibidir.

Park Zirve:
Göle hakim manzaranın tadına varmak için en ideal yerlerin başında gelir… Park Zirve’de tüm ayrıntılar özenle düşünülerek dekore edilmiştir ve muazzam Seyhan nehri manzarası mevcuttur. Adana’yı bambaşka bir açıdan seyredebilmenize olanak sağlar.

Ayrıca, Turgut Özal ve Ziyapaşa Bulvarları üzerindeki barları da deneyebilirsiniz.

Adana’da Görülmesi Gereken Yerler

Vali Yolu
Nisan ayında akşamüstü saatlerinde Vali Yolu’nda yürüyerek portakal çiçeği kokusunu yol boyunca içinize çekebilirsiniz.
Amerikan Pazarı
Aklınıza gelen gelmeyen birçok orjinal ürünü bulabileceğiniz, şehir merkezinde bulunan Amerikan Pazarı’nı mutlaka gezmenizi tavsiye ederim.
Gazipaşa, Ziyapaşa, Metro Sokağı, Turgut Özal Bulvarı
Portakal çiçeklerinin en güzel koktuğu akşamüzeri 5 - 7 saatleri arasında buralarda yapacağınız yürüyüşler, Adana’nın Nişantaşı’sı olarak kabul gören Ziyapaşa / Metro Sokağı üzerindeki kafelerde yapacağınız kahve molaları, Adana’ya geldiğinize değdiğini düşündürecektir.
Göl Kenarı
Adana’ya gelip de göl kenarında bir gezi yapmadan dönmek olmaz. Özellikle de Sevgi Adası’nı selamlamak lazım. Bir sevgi uğuru dileğinde bulunmanızı tavsiye ederim.

Portakal Çiçeği Kokusunun En yoğun Olduğu Adresler:
Vali Yolu, Gazipaşa Bulvarı, Toros Caddesi, Metro Sineması Sokağı, Turgut Özal Bulvarı gibi şehir merkezindeki bölgelerde, özellikle de akşamüstü saatlerinde yürüyüş yapmanızı tavsiye ederiz… Bunun dışında, Portakal Çiçeği kokusunu yogun hissetmek için Çetinel Tesisleri gibi şehir merkezine arabayla 5-6 dakika mesafedeki yerlere gidebilirsiniz. Ya da, şehir merkezine 20-30 dakika mesafedeki portakal bahçelerini de ziyaret edebilirsiniz
Yazının aslının olduğu adresten portakal çiçeği karnavalı hakkında detaylı bilgiler bulabilirsiniz.
http://www.nisandaadanada.com/WebSite/Display.aspx?MyContentGroupID=4


Tarihi Yerler Yapılar
Kent gezisine başlayabileceğiniz en iyi yer ise Büyük Saat Kulesidir. Kentin en eski yapılarından biri olan 1507 tarihli Ulu Camii’nin güneyindeki Ali Münif Caddesi’nde bulunan 32 metre yüksekliğindeki kule 1882 yılında, Adana Valisi tarafından inşa edilmiştir. 32 metre yüksekliğiyle Türkiye’deki en uzun saat kulesidir. Fransız işgali sırasında hasar görmüş ama 1935’te yeniden inşa edilmiştir.

Ulucami:
Ramazanoğulları tarafından yapılan en büyük ve meşhur camidir. Hala dimdik ayaktadır. Osmanlı devrinde tamirat görmüştür. İnşaatına 1513’de başlanmış ve inşaat 1541’de Piri Mehmed Paşa tarafından bitirilmiştir. Selçuklu, Memluk ve Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşır.
Taşköprü:
Seyhan Nehri üzerindeki şehrin iki yakasını birleştiren Taşköprü, Romalılardan kalmadır. 3.10 m yüksekliğinde 13 m genişliğinde 21 gözlü ve taştan yapılmıştır. 17. Yüzyılda esaslı bir tamir görmüştür. Sultan Üçüncü Ahmed (1713) Adana valisine Taşköprü’nün tamiri için ferman göndermiştir. 1847’de ise, Sultan Abdülmecid Han tamir ettirmiştir. Günümüzde 21 gözden sadece 14’ü kalmıştır.

Sabancı Merkez Camii:
Günümüzde şehrin sembollerinden biri haline gelmiştir.
Kentin tarihi dokusunu yaşatan diğer eserler arasında 1540 yapımı Ramazanoğlu Medresesi, Türkiye’nin ayakta kalan en eski evlerinden Ramazanoğlu Konağı, Ramazanoğlu Çarşısı, bir Haçlı kilisesi iken 1501 yılında, Ramazanoğlu Halil Bey tarafından camiye çevrilen Yağ Camii ve Hasanağa Camisi’nin adını saymak mümkün. Şehir merkezinde görülebilecek eski Adana evlerinin sayısı ise yüz kadardır.
Adana ili ve çevresinde bulunan arkeolojik eserlerin sergilendiği Adana Arkeoloji Müzesi, Çukurova köyleri ve Toroslarda yaşayan Yörüklere ait oldukça zengin eşyalar barındıran  Adana Etnografya Müzesi, Mustafa Kemal’in 1923 yılında Adana’ya geldiği zaman misafir edildiği Suphi Paşa Konağı olarak da bilinen Atatürk Müzesi ve evi, Adana sinema müzesi, Bebekli Klisesi, Akana Bedesteni, Akkapı Şeyhcemil Nardalı Konağı şehrin görülmeye değer diğer yapılarıdır.
Çukurova Üniversite içerisinde yer alan Portakal Bahçeleri de görülmeye değerdir.

Adana Çevresinde Görülebilecek Yerler

Anavarza Kalesi
Adana’ya yaklaşık olarak 70 kilometre uzaklıkta olan Anavarza Kalesi, Kozan, Ceyhan ve Kadirli ilçelerinin kesiştiği yerde olup Kozan’ın sınırlarında bulunmaktadır. Bazı kaynaklara göre ise Hititler tarafından kurulmuştur Anavarza kenti. Bu kent ve kale çeşitli kültürlerin birbirine etkilemesine vesile olmuştur. Ünlü roman yazarımız Yaşar Kemal’in İnce Memed romanındaki bir bölüm Anavarza’da geçmiştir. Bu tarihi kaleyi ve şehri gezmek sizi bulunduğunuz tarihten bir süre için koparacak ve farklı bir zamanda olduğunuzu hissettirecek
Varda Köprüsü
Varda Köprüsü, Adana ili Karaisalı ilçesi Hacıkırı (Kıralan) köyü'nde bulunan, yöre halkı tarafından "Koca Köprü" diye anılan köprü. Hacıkırı Demiryolu Köprüsü olarak ya da 1912 yılında Almanlar tarafından inşa edildiği için Alman köprüsü olarak bilinmektedir. Adana'ya uzaklığı karayolu ile Karaisalı üzerinden 64 km'dir. Demir yolu ile Adana İstasyonu'na mesafesi 63 km’dir. Bu köprü Almanlar tarafından, çelik kafes taş örme tekniği ile yapılmıştır. 6. Bölge sınırları içinde bulunmaktadır. 1912 yılında hizmete açılmıştır. Köprünün yapılış amacı İstanbul-Bağdat-Hicaz Demiryolu hattını tamamlamaktır. Günümüzde James Bond’un Skyfall Filimi ile ünlenmiştir.
Yedi Uyuyanlar
Adanaya bağlı Tarsusun kuzeybatısında Dedeler köyünde yer alan Yedi Uyuyanlar Mağarası, Müslüman ve hristiyanlarca kutsal sayılır. Kuran-ı Kerim’in Kehf suresinde sözü edilen bu mağaraya 15-20 merdivenle inilir. “Mitolojik tanrılara inanışın gücünü kaybettiği dönemlerde, Tek Tanrıya inandıkları için eziyet edilmekten kaçan Hristiyan dinine mensup Yemliha, Mekseline, Mislina, Memuş, Sarehuş, Tebernuş ve Kafestetayuş adında 7 genç putperestliğe dönmeyi kabul etmediklerinden Rum Hükümdar Dakyanus’un huzuruna çıkarılmışlar. Bu hükümdar, Putperestlik dinine bağlı kalmalarını, aksi takdirde kendilerini öldürteceğini söyleyerek birkaç günlük zaman vermiş. Köpekleri Kıtmir ile birlikte bu yedi genç ölümden kurtulmak için verilen süreden faydalanarak kaçmışlar ve bu mağaraya sığınmışlar. Allah tarafından kendilerine 300 yıl süre bir uyku verilmiştir. İlk uyanan, yiyecek almak için kente gider ama elinde bulunan zamanı geçmiş para yüzünden yakalanır. Yakalayan parayı nerede bulduğunu ve oraya götürülmesini ister. O da yalnız olmadığını yedi arkadaşıyla beraber mağarada kaldığını söyler. Onunla birlikte mağaraya geldiğinde yedi yavru kuşun tünediği bir yuvadan başka bir şey görmemiştir. Bu nedenle burası “Yedi Uyurlar Mağarası” diye de anılır. Halk arasında ziyaret dağı olarak bilinen dağ, konik biçimi ve topoğrafik görünümü itibarıyla doğal bir özellik arz eder. Mağara 300 m2 büyüklüğünde 10 m yüksekliğindedir. Mağaranın içinde 3 tünel mevcuttur. Eshab-ı Kehf Mağarasının yanına Osmanlı Padişahı Abdulaziz tarafından 1873 yılında bir mescit yaptırılmıştır.
Misis Harabeleri
Adana’ya bağlı Yakapınar yakınlarındaki Misis Harabeleri Adını Kilikyalı savaşçı Mapsos’tan alır. İpek Yolu’nun önemli duraklarından biri olarak Hititlerden Osmanlılara dek yerleşim yeri olarak kullanılmıştır. Köyün girişindeki tek katlı küçük müzede sergilenen Bizans mozaiklerinin en ilginç olanı, Nuh’un tufandan kurtuluşunu tasvir eden 6. yüzyıl tarihli yer mozaiğidir.
Yılankale
Yılankale, Ceyhan’a 13 km mesafededir. Çok sarp bir tepe üzerine Ceyhan Ovası’na tamamen hakim şekilde kurulan bu kalenin Bizanslılar zamanında yapıldığı sanılmaktadır.
Şar Antik Kenti
Adana'nın Tufanbeyli ilçesinde bulunan Şar Antik Kenti, birçok tarihi kalıntısıyla ziyaretçilerini ağırlamaya dev etmektedir.
Günümüze kadar gelebilen tarihi kalıntılardan olan Şar Antik Kenti, daha çok Roma dönemine ait eserlere sahiptir. Roma döneminden kalan önemli kalıntılar arasında ise amfi tiyatrodur. Bizans döneminden kalan en önemli eser ise bir kilise kalıntısıdır. Adana gezinizde şehrin tarihine tanıklık eden Şar Antik Kenti'ni ziyaret edebilirsiniz.
Belemedik Yaylası
Adana-Pozantı'ya 9 kilometre uzaklıkta olan Belemedik Yaylası, turistlerin yoğun ilgisini görmekle birlikte kolay bir ulaşıma sahiptir. Çakıt Çayı yakınında bulunan Belemedik Yaylası, 3 kilometre uzunluğundadır.
Burada bulunan eski evler terk edilmiş olup, bölgede inşaat yasağı vardır. Sadece ahşap ev yapmak isteyenlere izin verilmektedir. Harika bir doğaya sahip olan Belemedik Yaylası, bahar aylarında buram buram çiçek kokar. Bölgede aynı zamanda yabani hayvanlara da rastlanmaktadır. Eğer yaylada kamp yapmak isterseniz, tüm ihtiyaçlarınızı yanınızda getirmeniz gerekiyor. Çünkü burada bulabileceğiniz bir tesis veya malzeme satış yeri yoktur. Doğa fotoğrafları çekeceğiniz, tabiatın tam ortasında huzurlu vakitler geçireceğiniz Belemedik Yaylası sizleri bekliyor.
Horzum Yaylası
Ahşap evleriyle, yemyeşil bitki örtüsüyle, yayla insanlarıyla Adana'nın coğrafyasını ve geleneksel yaşantısını gözler önüne seren Horzum Yaylası'nın tabiatı, şehre gelen her turist tarafından mutlaka keşfedilmeli.
Horzum Yaylası Kozan ilçesinde bulunuyor. Kozan'dan Feke, Saimbeyli, Tufanbeyli ve Kayseri'ye kadar uzanan yolun 25 kilometre uzaklığında yer alıyor. Stabilize bir yola sahip olan yaylaya yaz ve kış aylarında otobüslerle ve minibüslerle ulaşılabilmekte. Yaylada kır kahveleri ve bakkallar bulunuyor. Dilerseniz Horzum Yaylası'nda kamp yapabilirsiniz. Yaylanın çam ağaçları, üzüm bağları ve meyve ağaçları arasında tabiatın tadını birkaç saat veya birkaç gün çıkarabilirsiniz.
Adana Tiyatro Festivali
Gelenekselleşen ”Devlet Tiyatroları - Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali” her yıl Nisan ayı boyunca gerçekleşmektedir. Festivalde geçtiğimiz 14 yılda, dünyanın her kıtasından gelen yabancı topluluklar ile Türkiye’nin özel tiyatro grupları, şehir tiyatroları ve Devlet Tiyatroları ekipleri, 243 farklı oyunu 300 bini aşkın sanatseverle buluşturdu. Nisan’da Adana’ya geldiğinizde birbirinden güzel bu oyunlardan birini mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.
Adana Su, Sualtı ve Kürek Aktiviteleri
Adana su sporları bakımından her türlü imkâna sahip Türkiye’nin önemli bir merkezidir. Çeşitli yarışmalara ev sahipliği yapmış ve burada yetişen sporcular sayısız galibiyetle imza atmışlardır. Ayrıca Seyhan Baraj Gölü, iklim ve rüzgâr açısından yılın 12 ayı sporcuları ağırlayarak önemli bir turizm katkısı sağlıyor. Adana’da Su, Sualtı ve Kürek Kulüplerini ziyaret edebilir, yapılan aktivitelerde yer alabilirsiniz.


Konaklama

Adana’da son yıllarda oldukça iyi oteller de hizmet vermeye başlamış bulunmaktadır. Her sınıftan, farklı fiyatlarla kalabileceğiniz büyük 5 yıldızlı otellerden, daha küçük butik otellere kadar farklı nitelikteki otelleri şehir merkezinde rahatlıkla bulabilirsiniz.
Bazı otellerin isimleri;
Adana Hilton
Sheraton Adana Oteli
Adana Seyhan Oteli
Hotel Bosnalı
İbis Adana
Adana’ya Ulaşım
İstanbul Atatürk, İstanbul Sabiha Gökçen, Ankara Esenboğa, İzmir Adnan Menderes, Lefkoşa Ercan Havalimanı, Antalya, Trabzon ve Van Havalimanlarından Adana Şakirpaşa Havalimanına doğrudan uçuşlar gerçekleşmektedir. Ayrıca Adana’ya otobüs ve trenle ulaşım da mümkündür.
Adana’da Ulaşım

Adana’da toplu taşıma araçlarının yanı sıra araç kiralama şirketleri de hizmet vermektedir.

7 Nisan 2014 Pazartesi

ANNE SÜTÜ ARTTIRAN TATLI

Anne sütü özeldir:
Anne sütü her bebek ve her dönem için özeldir. Prematürelerde ve hayatın ilk günlerinde farklı yapıda bir anne sütü söz konusudur. İlk bir hafta memelerden "kolostrum" adlı süt gelir ve bebeği besleyici ve enfeksiyondan koruyucu özellikleri ön plandadır. Bunu ikinci hafta boyunca protein içeriği azalırken, laktoz, yağ ve toplam kalori içeriği artan "geçiş sütü" izler. Daha sonraki dönemlerdeki olgun anne sütü de emzirmenin başlangıcında karbonhidrattan, sonunda yağdan zengin olarak gelir.




Malzemeler

3 Ayva
2 Yemekkaşığı Toz Şeker
2 Yemek kaşığı çekilmiş ceviz
1 Yemek kaşığı dolusu Bal veya Her hangi bir ev yapımı reçel 
2 Yemek kaşığı Kaymak


Hazırlanışı

  • Ayvaları doğrayalım tabağa dizelim üzerine toz şekeri serpelim mikrodalga fırında yumuşayana kadar pişirelim
  • Pişen ayvaların üzerine Bal veya reçel dökelim , ben ev yapımı ayva reçeli kullandım
  • Çekilmiş  cevizi de serptikten sonra kaymak ekleyerek afiyetle ve süt yapacağına inanarak yiyebilirsiniz 

AFİYET BAL ŞEKER OLSUN BEBEKLERE BOL BOL SÜT OLSUN 





3 Nisan 2014 Perşembe

ŞERBETLİ ETİMEK TATLISI


Daha önce Etimek tatlısının en kolay halini ve İki katlı Etimek tatlısı tariflerimi paylaşmıştım sizlerle..
 Bu Tarif Canım arkadaşım, 18 yıldır her daim yanımda olan can dostum Özlemimin tarifi :) 
Seni seviyorum arkadaşım




Malzemeler
1 paket klasik etimek
bb
Muhallebisi için
1 litre süt
6 yemekkaşığı toz şeker
6 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı nişasta
1 paket vanilya
1 yemek kaşığı tereyağı

Şerbeti için
1,5 su bardağı toz şeker
2 su bardağı su

üzeri için
1 paket krem şanti



Hazırlanışı
  • Öncelikle küçük bir tencerede şerbetimizi hazırlayalım, Su ve şekeri karıştırıp ocağa koyalım 5 dk kaynatalım 
  • Etimekleri dikdörtgen borcama dizelim, ilk buharı çıkan şerbeti etimeklerin üzerine dökelim
  • Diğer yandan muhallebiyi pişirelim, 1 lt süte 6 kaşık şeker,6 kaşık un, 1 kaşıkta nişasta ve vanilyayı ekleyip elde çırpma teliyle karıştırarak pişirelim, pişen muhallebiye tereyağı ekleyip blenderdan geçirelim, pürüzsüz olduğu zaman etimeklerin üzerine dökelim
  • Kremşantiyi üzerindeki tarife göre hazırlayalım, soğuyan muhallebinin üzerine yayalım
  • Buzdolabında beklettikten sonra servis yapalım


AFİYET OLSUN





TAHİNLİ ISPANAKLI BÖREK (BAKLAVA YUFKASI İLE)


Bu tarif anneciğimin tarifi, ben tek bir değişiklik yaptım baklava yufkası kullandım. Baklava yufkası ile yapılan börekler daha bir lezzetli geliyor bana. Israrla Tavsiye ettiğim lezzetlerden biridir Tahinli ıspanaklı börek. Eğer denerseniz yorumlarınızı lütfen benden esirgemeyin. 



Malzemeler
1 paket Baklava yufkası

iç malzemesi
2 kg Ispanak
3 büyük soğan
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı kekik
1 tatlı kaşığı tuz
sıvıyağ
1 su bardağına yakın Tahin

Yufkaları ıslamak için
Soda ve sıvıyağ karışımı

Üzeri için
Yumurta değil ''Yoğurt'''  :)



İç Malzeme hazırlanışı
  • Ispanakları sirkeli bol su içinde beklettikten sonra iyice yıkayalım ve doğrayalım
  • Soğanları yemeklik doğrayıp sıvıyağda kavuralım,ıspanakları da atıp kavurmaya devam edelim( çok pişmeyecek)
  • Ocaktan almaya yakın baharatlarını ekleyelim, kekiğin kokusu çıkınca ocaktan alalım ve tahini döküp karıştıralım, soğumaya bırakalım

Börek Hazırlanışı

  • Bir yufkayı serelim soda sıvıyağ karışımından fırça ile sürelim, üzerine 1 yufka daha serelim onuda yağladıktan sonra üçüncü yufkayı serelim
  • İç harcımızdan bir kenarına ince şerit halinde yayalım, rulo şeklinde saralım
  • Rulo sarılı böreği yağlanmış tepsimizin tam ortasına dolayalım
  • Diğer yufkalara da aynı işlemi uygulayalım, (1 rulo böreği 3 yufkadan elde edeceğiz)
  • Sardığımız her böreği tepsinin ortasına doladığımız böreğin devamı olacak şekilde dolayalım
  • Tepsiyi dolduracak kadar yufka kullanmak istemiyorsak nerede istersek orada durabiliriz :)
  • Böreklerin üzerine yoğurt sürelim ve  dilersek susam,çörek otu veya haşhaş serpelim
  • Önceden 175 derecede ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirelim.


AFİYET OLSUN 
KEYİFLİ SOHBETLERİNİZDE MASANIZDAN MİS KOKULU LEZZETLER EKSİK OLMASIN